Ders Zili Çaldı! Ailelerde Okul Kaygısı Artıyor!

Ders Zili Çaldı! Ailelerde Okul Kaygısı Artıyor!

Tüm ülke genelinde yeni eğitim ve öğretim döneminin başlamasıyla birlikte velilerin içindeki kaygılar, yerini ekonomik zorluklara bıraktı. Gölcük bölgesinde saha araştırmalarını sürdüren Saadet Partisi Kadın Kolları temsilcileri, okulların açılmasıyla artan eğitim masraflarına dikkat çeken detaylı bir rapor hazırlayarak kamuoyuyla paylaştı. Yapılan açıklamada, bir öğrencinin yalnızca temel kırtasiye ihtiyaçlarının bile 7.000 TL civarına dayandığı ifade edilip, düşük gelirli ailelerin eğitim harcamalarına karşı çaresiz kaldığı vurgulandı.

Asgari ücretle yaşam mücadelesi veren ve birden fazla çocuk sahibi hanelerin oldukça zorlu bir süreçten geçtiği belirtildi. Okul alışverişi sırasında ailelerin temel yaşam giderleri olan gıda, elektrik ve doğalgaz gibi harcamalarından kısıntıya gitmek zorunda kaldıkları hatırlatıldı. Okul malzemeleri, beslenme çantası ve kıyafetlerin lüks tüketim maddeleri değil, her çocuğun temel hakkı olduğuna dikkat çekilerek, yetkililere acil destek mekanizmalarının kurulması yönünde çağrılar yapıldı.

Okul Harcamaları İçin Beslenme Giderlerinden Tasarruf Ediliyor

Ekonomik kriz ortamında açılan okullar, dar gelirli ailelerin bütçesinde ciddi sıkıntılar yaratmaya devam ediyor. Gölcük’te gerçekleştirilen basın toplantısında açıklanan resmi veriler ile market ve pazardaki gerçek fiyatlar arasındaki farklar gözler önüne serildi. Kırtasiye ürünlerinin geçtiğimiz yıla göre aşırı artış göstermesi, ailelerin çocuklarına yalnızca temel defter ve kalem alırken bile tereddüt etmelerine neden olduğu dile getirildi.

Açıklanan "Aile Yılı" veya benzeri sosyal projelerin pratikteki etkisinin yetersiz kaldığını savunan siyasi temsilciler, gerçek korumanın ancak alım gücünün artırılması ile sağlanabileceğinin altını çizdi. Yüksek kira bedelleri ve artan faturalarla mücadele eden velilerin, bir de okul harçları ile baş başa bırakıldığı ifade edildi. Anayasal bir hak olan ücretsiz eğitimin, velilerin cebinden çıkan yüksek miktarlarla çelişkili olduğu vurgulandı.


Sosyal Devlet Anlayışı Eğitimde Fırsat Eşitliğini Gerektirir

Eğitime erişim ve nitelikli ders almanın ailelerin ekonomik durumuna bağlı olmasının kabul edilemeyeceği vurgulandı. Bir yanda sınıf arkadaşlarının tüm ihtiyaçlarını karşılayan çocuklar bulunurken, diğer yanda temel bir kalem setini bile satın almakta zorlanan pek çok çocuğun varlığı dikkat çekildi. Bu adaletsizlik, toplumda adalet algısını zedelerken sosyal devlet ilkesi ile çelişen bir durum yarattığı ifade edildi.

Devletin asli görevlerinin sadece okul binaları inşa etmekle sınırlı kalmaması gerektiğine vurgu yapıldı. Asıl amacın, bu binaların kapısından içeri giren her öğrencinin eşit, kaliteli ve güvenli bir ortamda eğitim almasını sağlamak olduğu aktarıldı. Okul içerisinde oluşan imkan farklılıklarının, gençlerin gelecek hayalleri ve özgüvenleri üzerinde olumsuz etkiler yarattığı belirtildi.

Okul Çevresindeki Güvenlik Sorunları Velileri Endişelendiriyor

Eğitimin hem finansal hem de güvenlik ve altyapı eksiklikleri bakımından sorunlar yaşadığı ifade edildi. Derslerin başlamasıyla birlikte servis taşımacılığındaki denetimsizlikler ve okul çevrelerindeki güvenlik zafiyetlerinin velileri büyük kaygıya sürüklediği belirtildi. Velilerin, bir yandan bütçelerini düşünürken diğer yandan çocuklarının güvenliği konusunda endişe duydukları aktarıldı.

Eğitim kurumlarının ve çevresinin tam anlamıyla güvenli alanlar haline getirilmesi gerektiği savunuldu. Servis araçlarının güvenlik standartlarına uygunluğunun sıkı bir şekilde denetlenmesi, okul çevresindeki denetim ve güvenlik tedbirlerinin artırılması istendi. Ayrıca, binaların deprem ve benzer doğal afetlere karşı dayanıklılık testlerinin yapılması ve yıpranmış yapıların acilen yenilenmesi gerektiği belirtildi.

Kalkınmanın Temel Ölçütü Vatandaşların Huzurunu Sağlamaktır

Ekonomik büyüme ve kalkınma göstergelerinin yalnızca kağıt üzerindeki istatistiklerle açıklanamayacağı ifade edildi. Gerçek refah, mutfaktaki tencerenin kaynaması ve bir annenin ya da babanın çocuğunu okula gönderirken maddi kaygı taşımaması ile ölçülmelidir. Kırtasiye, giyim ve beslenme harcamalarındaki %100’e varan reel artışların mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiği hatırlatıldı.